içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AH BE CANAN !

9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası…

Ne diyelim…

Veren için de, alan için de hayırlı olsun

Mahkemenin verdiği bu kararla Türkiye’nin birkaç gün konuşacağı isimsin

Kimileri “Ah vah”, kimileri de “Oh iyi oldu” diyecek

Bir süre sonra sen de, yargılandığın dava da, aldığın ceza da gündemden düşecek

Senden başkasının gündeminde olmayacaksın.

İşlediğin suç, karşılığında yargılandığın, yargılama sonunda aldığın ceza seninkinin dışında başka hiç bir beyni meşgul etmeyecek.

Sen, “Ben böyle yapmakla ülkemin kahramanı oldum” diyerek belki bir nebze içini ferahlatırken, geride bırakacağın eşinin ve evladının içeride yatacağın süre boyunca hayatlarında ki tek ve en büyük üzüntüsü olacaksın.

Kararın onanmasıyla birlikte uzun süreli bir cezaevi hayatı başlayacak

Bugün işlediğin bu suç ve aldığın ceza karşılığında seni alkış yağmuruna tutanlar 3 ay sonra onlara sorulduğunda kuru bir ‘Vah Vah’tan başka ne diyecekler?

Kahramanın şanslı olanı tarihe geçer, aptal olanı ise bir süre sonra hafızalardan bile silinmeye mahkûmdur.

Güzel bir yuvayı, iyi bir eşi, harika bir çocuğu bir ideolojiye feda etmeye değer miydi be Canan?

Hadi sen kendi kaderini kendin çizdin, onu anladık. Peki ya geride bırakacağın eşin ve çocuğuna bu acıyı yaşatmaya, eve veda edip cezaevine gitmenle birlikte daha ilk geceden başlayacak ve tahliye olacağın güne kadar sürecek o mutsuzluğu onlara yaşatmaya hakkın var mıydı ?

Değdi mi Canan?

Kahramanlığın, ailene yaşatacağın bu acıya değdi mi ?

Sen bugün kahramansın, yarın da öyle, belki üçüncü günde öyle …

Dördüncü günün sonrasında seni kim hatırlayacak be kadın?

Cezaevine girdiğinin ilk dört yılında koğuşa gelen yeni birinin “Sen neden buradasın?” sorusuna “Evet ya ben neden buradayım?” diye cevap vereceksin.

Mahkemenin sana verdiği 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasının hangi gerekçelerle verildiğini hatırlayacak zihnin bile kalmayacak

Şartlar senden siyasetçi olmanı istedi Canan. Kırmızı çizgileri aş demedi

Herkes kahraman olmak ister tabi ki… Buna itirazımız yok

Fakat yapacaklarımız içinde hangisinin bizi kahramanlığa hangisinin aptallığa taşıdığını kestirmek çok önemli.

Bu suçları işledikten sonra; yalnız kaldığın bir anında içinde ki Canan’la hiç konuştun mu ? Sordun mu O’na, “Ben ne halt ettim?” diye

Ne cevap verdi sana?

Geçtik bunları

Aldığın bu ceza ile bugün kahraman ilan edenlerin, seni cezaevi kapısından içeriye uğurladıktan sonra normal hayatlarına kaldıkları devam edeceklerini, bir tek senin hayatının artık normal olmayacağını biliyorsun dimi ?

Bugün seni aldığın cezadan dolayı alkışlayanlar hayatlarına kaldıkları yerden devam edecek, sabah işlerine gidecek, akşam olunca geldikleri evlerinde eş ve çocuklarıyla yemeklerini yiyecek, gece olunca yataklarına girdiklerinde sen bunların hiç birinin aklında olmayacaksın

Bir tek eşinin ve evladının beyinlerine çakılı bir mıh olacak, bunların dışında kalan hiç kimsenin uzunca bir süre aklına gelmeyeceksin bile.

Değdi mi be Canan, değdi mi?

İki çeşit kahramanlık vardır sen bunları pek bilmezsin

Biri pahalı ve tarihe geçiren kahramanlıklar

Diğeri ucuz ve sonu cezaevinde biten kahramanlıklar

Birincisi için söyleyecek sözümüz yok

Ama ikincisinin halk dilindeki tanımlarından bir tanesi de ‘Aptallık’tır Canan

Bugün sana ‘Kahraman’ diyen kitleler bir süre sonda ikiye bölünecek

Bir kısmı hala sana ‘Kahraman Canan’ derken

Diğerlerinin dilinde ‘Enayi Canan’ olarak yerini alacaksın

Değmedi be Canan, değmedi

İşlediğin suç 9 yıl 8 ay 20 gün yatacağın bu cezayı almaya değmedi

Son olarak diyeceğim odur ki:

Sen kendinden çok yuvana

Sen kendinden çok eşine

Sen kendinden çok evladına zarar verdin

Kendinle birlikte onları da mahkûm ettin

Onların sensiz geçecek 9 yıl 8 ay 20 günlük hayatlarında yaşayacaklarını, hissedeceklerini biraz olsun tahmin etme zahmetine bile katlanmadın

Değdi mi be Canan?

Hadi seni geçtik

Onlara bu kötülüğü yapmana değdi mi?

Ha Canan, değdi mi ?

Bu yazı 48 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum