içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AMA BEN ATILMAK İSTEMİYORUM

Ama ben atılmak istemiyorum

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz'de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:

"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk'u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.."

EKİP KURMAK YÜREK İSTER

Bu bilinen hikayeyi neden anlattın dediğinizi duyar gibiyim. Medya sektöründe ekip kurmak her babayiğidin harcı değildir. Çünkü ekipten birine bir şey olursa istifayı basacak kadar yürekli olmak gerekir. O ekibi kurana da aynı şekilde bir şey olsa o ekipte işi anında bırakmalı. Ekip ruhu denir buna. Özellikle yeni çıkan gazete, televizyon ya da yönetimin el değiştiği kurumlarda. "Ekip kurdum" diye ortalıkta dolaşan, bu konuyu içki masalarında ballandıra ballandıra anlatanlar güçlü kişi karşısında ekibinden birini hele hele haklıyken yedirebiliyorsa o kişi ekip kurmuş olmaz. Sadece gerekli yerlere, gerekli kişileri almış olur. 

Bir kurumda bir yetkili, müdürünü sırf biri istedi diye işinden etti. Hem de kendi aldığı ve işi çok iyi bilen müdürü. Sonra ne mi oldu? Müdürü işinden eden kişi şimdi Ankara'ya gidip geliyormuş. Amacı yönetici olmakmış. Torpili de bulmuş...Kendi müdürünü haksız yere işinden eden yetkili "Beni de işimden eder mi?" diye yakın çevresine dert yanıyormuş. Bence eder. Sayın yetkili sen müdürünü işinden ettiğin an koltuğundan oldun.

MUTLULUK PEŞİNİZİ BIRAKMASIN

Çocukluk arkadaşım Selim Uçar, gönlünü kaptırdığı Münevver Akturan ile geçen pazar günü yapılan düğün ile dünyaevine girdi. Milenium Golden Horn Otel'de gerçekleştirilen düğün töreni, sıcak bir ortamda gerçekleşti. Otelin bulunduğu yeri tarif et derseniz kelimeler yetersiz kalır. Fotoğraf çekimi için otelin bahçe tarafından çıkış yaptık. Yerler Arnavut kaldırım taşı döşeliydi. Çoğu boş ve yeni yapılan 2 katlı ahşap evler, tüm sokağa muhteşem bir hava vermiş. Sokakta tek bir çöp görmemem "Burası Türkiye mi?" dememe neden oldu. Surların önündeki çimlerin bakımı da hayret uyandırdı bende.

Selim arkadaşım uzun süredir bahsediyordu Münevver hanımdan. Tanışmak nikahta kısmet oldu. Selim'in aklını başından alan bir kişi ile mutluluğa imza atması beni de çok mutlu etti. Akturan ailesi kendilerine damat değil evlat aldı. Selim ve Münevver Uçar çiftine bir ömür boyu mutluluklar dilerim. 

 

EMEKLİYE MÜJDE BİTMEK BİLMİYOR

 

Ne müjdeymiş be... Ara başlığa yazdığım gibi bitmek tükenmek bilmiyor. Şubat ayından itibaren belli kesimin gazeteleri emekliye müjde deyip yazıp duruyor. Amaç gazete satışını artırmak ve internet sitelerinin tıklanma oranını katlamak. Yazılanlara inanarak haberi okumak için tıklamayanların sayısı oldukça yüksek ki ısıtıp ısıtıp tekrar veriyorlar.

Bunu yazan editörler ya verilen görevi en iyi şekilde sorgulamadan yazıyorlar ya da ev, iş, restorant arasında İstanbul'da yaşıyorlar. Yani gelir seviyesi yüksek olan kesimin içinde yaşıyor. Toplu taşıma aracına binse duyduklarına inanamayacak. Bu konuşanlara ya yalan diyecek ya da ben başka bir İstanbul'da yaşıyorum demekten kendini alamayacak.

Mutfaktaki enflasyon yüzde 30'a ulaşmışken, koltuğa yayılmış bir emeklinin temsili fotoğrafını yayınlayıp, emeklinin yüzde 4 zam keyfi demek bana göre alay konusudur. Medya mensuplarına ödül veren verene. Bu haberde emeği geçenlere de ödül verilmeli. Hatta 6 maaş turarında ikramiye de ihmal edilmemeli. 

İnanın şu an emekliye yüzde 10 zam yapılsa dertlerine derman olamaz. Emeklinin yüzünü şu an ısınan hava gülümsetiyor. 300-500 liralık doğalgaz parasından kurtulacaklar. Konuştuğum bir emekli "Yazın yüklü fatura ödemeyeceğim evet. Ama taksit yaptığım faturaların parası beli bükecek" dedi. Emeklinin yüzünü ancak 300-500 lira arasında yapılacak seyanen zam bi kaç aylığına da olsa şükür dedirtebilir. 

Hükümet yapar mı yapmaz mı bilemem. Yapmazsa İstanbul seçimi tekrarlanırsa bile sonuç hüsran olur. Zafer için EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) mağdurlarının mağduriyetini gidermeli. Emekliye seyanen zam yapmalı. Seçimi de okullar kapandıktan sonra gerçekleştirmeli. Çünkü tatilcilerin çoğunu CHP'ye oy verenlerin oluşturduğu iddia ediliyor. Son seçimdeki gibi tatil ayına denk getirmezse evdeki hesap çarşıya uymaz. 

Bu yazı 187 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum